Memleket Meselesi

94 yıllık ömre sığar mı bunca keder? Bu kadar kavga, bu kadar hasret…

Cumhuriyet dedik adına ama üzerinde yaşayan her canlı tarafından alışılagelmiş darbelerle zulmettik sana. Derdini anlatamadın, toprağını milletinin kanıyla sulamak zorunda kaldın. Biliyorum her düşen kan damlasında, kan ağladın.

Oysa nice yiğitleri feda etmiştik, nice evlatları gömmüştük toprağına sen var ol diye. Sen ay yıldızı seversin, göklerinde bir tek onun dalgalanmasını istersin diye ölüme göz kırpmadan yürüdük. Vermemek için seni ele, nice meydanlarda verdik canımızı.

Nice evlatların sürgünde, el diyarından özlem şiirleri yazdı sana. Onları senden koparanlar, yine seni bahane ettiler. Memleket için dediler. Nazım hasretini haykırmak için ne demişti sana, hatırlasana…

Memleketim, memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin ora işi
ne yollarını taşımış ayakkabım,
son mintanın da sırtımda paralandı çoktan,
                         Şile bezindendi.
Sen şimdi yalnız saçımın akında,
                        enfarktında yüreğimin,
                 alnımın çizgilerindesin memleketim,
memleketim,
memleketim…

Ne Adnan’lar ne Deniz’ler senin bahanenle yürüdü idam sehpasına. Darağacına yollarken senin evlatlarını, senin uğruna olduğunu söyleyenlere kızdın en çok biliyorum.

Birbirlerine düşman oldular, sırf seni sevdikleri için. Sana olan en doğru sevginin, kendilerininki olduklarını iddia ettikleri için. Birisi kara dedi, diğeri ak. Senin özgürlüğün uğruna can feda eden Mehmet’ler, şimdi senin özgürlüğünün gölgesinde kardeş kavgasına tutuldular. Paylaşamadılar seni, bir türlü aynı yolla sevemediler.

Biliyorum üzülüyorsun sen de. Bir avuç vatan toprağıyım, ben var olurken çok dertler yaşadım diyorsun. Halen cefa çekmeye devam ediyorum diyorsun. Her gün döküyorsun göz yaşlarını. Her gün utanıyorsun, üzerinde yaşayan milyonlarca insandan. Sana layık olamadığımızı düşünüyorsun. Haklısın ey memleketim. Sevemedik seni bir Abdülhamit kadar, Mustafa Kemal kadar, sevemedik bir Nazım, bir Necip Fazıl kadar…

Biliyorum memleketim, dertlisindir sen de toprağında yiyecek ekmeği bulamayan bir evladın kadar. Nice sevdalın toprağın altında iken üstündekilerin anlamsız kavgasına akıl erdiremiyorsundur. Ki ben de en az senin kadar. Senin kadar dertli, senin kadar ağlamaklı. Seni sevenler böyle mi hayal etmişti halbuki. Mesela ne demişti evladın Cahit…

Memleket isterim 
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; 
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. 

Memleket isterim 
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; 
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. 

Memleket isterim 
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; 
Kış günü herkesin evi barkı olsun. 

Memleket isterim 
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; 
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.