Partiler, Başkan Adayları ve Seçim Stratejileri

Seçime bir aydan az süre kaldı. Erken seçim apar topar alınmış hazırlıksız bir karar ile açıklandığından bu yana zaman çabuk geçti. Hiç planlanmamış seçim, aynı tarihte üniversite sınavlarıyla çakıştı ve sınavlar ertelendi. Yangından mal kaçırır gibi böylesine telaşla alınan karar toplumun çoğunluğunu düşündürdü.

Belirlenen takvimde seçime kadar günlerin çoğunu tükettik. Geriye sadece yirmi altı gün kaldı. Tükettiğimiz günlerde devlet ve millet olarak milyarlarca dolar borca girdik ve bunu önümüzdeki yıllarda fark edeceğiz ama şimdi yakın tarihe odaklanabiliriz. Çoğu kişiye göre bu durum, başka zamanın sorunu.  Artan kurdan dolayı artan borçlanma maksimum düzeye yükseldi. Eşzamanlı olarak yatırımcıların ülkeyi terk etmesi de işin tuzu biberi oldu. Velhasıl, bu güne öyle ya da böyle geldik. Peki, bu süre içinde partiler, cumhurbaşkanı adayları nasıl seçim stratejisi belirlediler, görelim. Birkaç anket grafiği paylaşacağım ve onları yorumlayacağım.

Yukarıda görüldüğü üzere yapılan anket sonucunda son üç Pazar gününde AKP oylarında %6 oranında ciddi bir düşüş gözlemlenmektedir. CHP oylarını %4 arttırmış, İyi Parti aynı bantta kendini sabitlemiş, HDP baraj üstünde ve MHP baraj altı kalmış gözüküyor. Bu tabloyu yorumladığımızda Erdoğan severlerin dahi AKP’den vazgeçtiğini, cumhurbaşkanlığında Erdoğan’ı desteklemelerine rağmen mecliste AKP’yi görmek istemediklerini işaret ediyor. Son beş yıldır adının ihale yolsuzluklarına, rüşvete, hırsızlığa, türlü yasaklara karıştığı AKP artık toplum içinde kendine yer bulamamaktadır. En son FETÖ’yü ziyarete giden ve orada başlarını kapatan beş kişinin şuan yapılacak seçimde milletvekili adayı olarak gösterilmesi ise adeta olaya tüy dikmiştir ve buna benzer kararlar sonucunda toplum nezdinde samimiyetsiz olarak algılamalar gerçekleşmiştir.

CHP’ye baktığımızda tamamen Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi sonucu mecliste de çoğunlukta olmalarının gerekli olduğu fikriyle oylarını yükseltmiştir. CHP ve genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce olmadan oylarını üç haftada bu kadar yükselteceği hiçbir vaat açıklayamazdı.  MHP’nin baraj altı kalmasının en büyük sebebi senelerce en büyük rakibi olan AKP ile ittifak yapması sonucunda seçmenini partiye küstürmüş olmasıdır. Aynı şey AKP seçmeninin, AKP’nin aldığı yanlış kararlar sonucunda da görebilmekteyiz. MHP’nin oylarının büyük kısmının İyi Parti’ye, ufak bir kısmının da CHP’ye kaydığı aşikâr. HDP’nin ise baraj üstüne çıkması AKP için tamamıyla kabus çünkü HDP baraj altında kalırsa en az altmış adet milletvekilini almış olacaktı. YSK’nın doğuda ‘güvenlik’ gerekçesi ile aldığı kararın sebebi de tam olarak budur. HDP oylarını kullanılamaz hale getirip doğuda AKP çoğunluğunu sağlayarak batının da psikolojik çöküş yaşamasını sağlamaktır. Fakat hepimiz hem anketler olsun hem de kendi gözlerimizle gördüğümüz meydanlar olsun bu sefer işler değişti. Buzdağı, güneş gördü ve eriyor. Saadet Partisi de ittifakta yer alması ve çok akılda kalıcı propaganda metotlarıyla oylarını yükseltmiş gözüküyor. Millet İttifakı, bütün araştırmalarda mecliste çoğunluğu sağlıyor. Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan seçilse bile mecliste hiçbir gücü kalmayınca neler olabilir, birazdan bahsedeceğim. Şimdi ikinci grafiğe bakalım.

İttifak bazında yapılan araştırmada %53’ten %44’e düşen Cumhur İttifakı karşısında %34’ten %40’a çıkan Millet İttifakı görülüyor. HDP ise %13’lere kadar yükselmiş gözüküyor. Millet İttifakı’nın yaptığı strateji sonucunda AKP mecliste resmen saf dışı kalıyor. İstatistikler bazında doğuda HDP seçmeni oylarını kullanabilirse bunun gerçekleşmesi tamamen mümkündür. Şimdi gelelim en kritik cumhurbaşkanlığı seçimi anketlerine.

Grafiği okuduğumuzda Erdoğan’ın %42’lere kadar gerilediği, İnce’nin %24 bandında tutunduğu ve milliyetçi oyların da Akşener’e kaydığı %16 olarak görülüyor. Bu rakamlarla seçimin ikinci tura gideceği su götürmez bir gerçektir. Erdoğan, ikinci tura İnce üzerinden baskı yapacak ve kazanmayı amaçlayacaktır fakat ikinci turda Akşener, İnce’ye tüm desteğini verirse yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı olarak Muharrem İnce’yi görebiliriz. Partilerin beyannameleri bir yana, cumhurbaşkanı adaylarının vaatlerine baktığımızda en çok umut vadeden aday Muharrem İnce olarak belirmektedir.

AKP mecliste çoğunluğu her şekilde kaybedecek. Eğer mecliste AKP yokken Erdoğan seçilirse OHAL kalkacak, KHK’lar çıkartamayacak ve istediği hiçbir kararı alamayacağı için yakın zamanda tekrar erken seçime gidecektir. Öteki türlü düşünürsek, yani meclise CHP ve İyi Parti hakim olmuşken Muharrem İnce de cumhurbaşkanı olarak seçilirse istikrarlı bir döneme girmiş olacağız. Bu durum AKP ve Erdoğan üstünlüğü sağlansaydı da gerçekleşecekti elbette fakat şuan bunun gerçekleşmeyeceği ortada. Şimdi seçime günler kalmışken anketlerde AKP’nin hızlı düşüşü sürekli karşılaşacağımız bir durum haline gelecektir. Erdoğan’ın kemik kitlesi de meclisi kurtarmaya yetmeyecek ve seçildiği takdirde önümüzdeki bir-iki yıl aynı seçim süreçlerini ve ekonomik buhranı tekrar tekrar yaşayacağız.